AYM’nin Mustafa Ali Balbay, Sebahat Tuncel ve Kadri Enis Berberoğlu kararlarında tekrarla belirttiği üzere, “Seçilme hakkı sadece seçimlerde aday olma hakkını değil aynı zamanda ilgilinin seçildikten sonra milletvekili sıfatıyla temsil yetkisini fiilen kullanabilmesini de kapsar. Bu bağlamda seçilmiş milletvekilinin yasama faaliyetine katılmasına yönelik müdahale, sadece onun seçilme hakkına değil aynı zamanda seçmenlerinin serbest iradelerini açıklama hakkına ve siyasi faaliyette bulunma hakkına yönelik bir müdahale teşkil edebilir. Kamu otoritelerinin kanuna dayalı olarak ve anayasal açıdan meşru birtakım amaçlarla siyasi faaliyetlere çeşitli sınırlamalar getirmesi mümkündür. Ancak milletvekillerinin yasama faaliyetleri Anayasa’da özel olarak koruma altına alınmıştır. Anayasa koyucu bu hükümlerle, halkın siyasi iradesinin engellenmemesini ve hakkın özünün etkisiz hâle getirilmemesini hedeflemiştir.” 

AİHM ve AYM içtihatları ile Anayasa’nın özünü ifade eden güvencelere bakıldığında, 14 ve 15. Madde gibi istisnai durumlar ancak hakkın ve özgürlüklerin kötüye kullanılmasını engellemek için getirilmiş güvencelerdir. Değilse bu maddeler, hükümetin muhaliflerini susturmak ve “uslandırmak” için kullanacağı sopalar değildir. 

       AİHM de, “serbest seçim hakkı”nı Avrupa kamu düzeninin temel unsuru olan demokrasinin en önemli ilkelerinden biri olarak kabul etmektedir. AİHM, Sözleşme’ye Ek 1 Nolu Protokol’ün 3. maddesinin koruduğu hakların, hukukun üstünlüğüne dayanan etkili ve anlamlı bir demokrasinin temellerinin kurulması ve sürdürülmesi için hayati öneme sahip olduğunu belirtmiştir (AİHM Mathieu-Mohin ve Clerfayt/Belçika; Ždanoka/Letonya; Yumak ve Sadak/Türkiye).

AİHM Mathieu-Mohin ve Clerfayt/BelçikaTanase /  Moldova  kararında da belirtildiği üzere seçilme hakkı, mutlak olmayıp meşru amaçlarla sınırlanabilir. Nitekim, Anayasa’nın 67. maddesinde siyasi haklara “kanunda gösterilen şartlara uygun” olarak sahip olunacağı belirtilmiş, maddede bazı özel sınırlamalara yer verilmiş ve Anayasa’nın diğer maddelerinde de bu hakların kullanılmasına yönelik bazı sınırlamalar öngörülmüştür. Anayasa’da belirtilen sebeplere dayanılarak kanunla getirilen sınırlamaların Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen şartlara uygun olması gerekmektedir. Benzer şekilde, AİHM de bu hakların sınırlandırılabileceğini kabul etmekte, ancak bu sınırlamaların “yasama organının seçiminde halkın görüşlerinin serbestçe açıklanması”nı ve bu anlamda belli kişilerin veya grupların ülkenin siyasal hayatına katılımlarını engelleyici, söz konusu hakkın özünü zedeleyecek ve etkisini ortadan kaldıracak ölçüde olmaması ve öngörülen amaçla orantılı olması gerektiğini belirtmektedir.

Sonuç olarak, hakkında herhangi bir soruşturma dahi açılmamış bir haberin, bir milletvekili tarafından twitter’da paylaşılmış olması nedeniyle vekilliğinin düşürülüp siyasi hayatına son verilmesiyle AİHS ve Anayasanın sağladığı güvencelerin yerle bir edildiği, adı geçen milletvekili ile birlikte ona ve partisine oy vermiş milyonlarca seçmenin iktidar eliyle cezalandırıldığı açıktır. 

(1)(https://bianet.org/bianet/siyaset/239623-gergerlioglu-na-5-yil-onceki-paylasimindan-verilen-ceza-onandi)

What's your reaction?
0Cool0Upset0Love0Lol

Add Comment

to top