Anasayfa » AVRUPA ADALET İNİSİYATİFİ’NİN YENİ BAŞKANI BELLİ OLDU

AVRUPA ADALET İNİSİYATİFİ’NİN YENİ BAŞKANI BELLİ OLDU

tarafından admin admin
893 görüntüleme

AAİ – 15 Eylül 2021

Avrupa Adalet İnisiyatifi’nde, insan hakları ihlalleriyle mücadelenin sesi, kadının sesiyle yükselmeye devam edecek. Avrupa Adalet İnisiyatifi kanalı Justice TV’de, “Kadının Adı Var” programını yöneten ve sunan KHK’lı yargıç Ayşegül Göç Dilber, 5 Eylül günü yapılan seçimde Avrupa Adalet İnisiyatifi’ne başkan olarak seçildi. Böylece Ayşegül Göç Dilber, AAİ’nin ilk kadın başkanı oldu. 

Genel kurul üyeleri, 5 Eylül günü gerçekleşen seçimde, AAİ’nin yeni başkanıyla birlikte yönetim kurulu üyelerini de seçti. Böylelikle AAİ, kurulduğundan bu yana ikinci seçimini gerçekleştirmiş oldu. 

AYŞEGÜL GÖÇ DİLBER KİMDİR? 

Ayşegül Göç Dilber, 1986 yılında Kayseri’de doğdu. İlk ve orta eğitimini Kayseri’de bitiren Dilber, lise eğitimini Bursa’da aldı. 2008 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 2009 yılında hakimlik sınavını kazanan Dilber, stajını Ankara’da tamamladı. 2011-2014 yılları arasında Bartın’da hakimlik yapan KHK’lı yargıç, sırasıyla Bartın Ağır Ceza, Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk mahkemelerinde görev yaptı. 2014 yılında Adli Yargı Kararnamesi’yle Muş’a atandı. Bu sırada Asliye Ceza Mahkemesi’nde görev yaptı. Muş’taki hakimlik görevinin ardından 2016 yılının yaz kararnamesiyle Karabük’e atandı. Karabük’te 13 Temmuz’da göreve başlayan KHK’lı yargıç, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi açığa alınıp gözaltına alındı. Gözaltına alınmasının ardından, 18 Temmuz 2016 günü, yetkisiz bir Sulh Ceza hakimi tarafından darbeye teşebbüsle birlikte dört ayrı suçlamadan tutuklandı. 4.5 ay tutuklu kalıp ardından tahliye olan eski yargıç, on beş ay sonra aynı soruşturma dosyasından, aynı suçlamayla dört ay daha tutuklu kaldı. 

2017 yılında Üsküdar Üniversitesi’nde psikoloji bölümünü okumaya başlayan KHK’lı yargıç, hala Çankaya Üniversitesi’nde kamu hukuku ve Üsküdar Üniversitesi’nde Olay Yeri İnceleme ve Kriminalistik yüksek lisans öğrencisi olarak eğitim hayatına devam etmektedir. 

2010 yılında hakimlik stajını yaptığı sırada tanıştığı meslektaşıyla evlenen Dilber, tek çocuk annesidir. 

“VAZGEÇMEDİĞİMİZ SÜRECE KAYBETMEYECEĞİZ!” 

Tüm insan hakları mağdurlarının sesi olmak için AAİ’nin başkanı olduğunu ifade eden Dilber, seçimin ardından kendisi ve bu onurlu mücadelenin detaylarıyla ilgili Avrupa Adalet İnisiyatifi’ne bir röportaj verdi. 

– Öncelikle, başkan olduktan sonraki duygu ve düşüncelerinizi bizimle paylaşabilir misiniz Ayşegül Hanım? 

– Açıkçası başkanlığa seçildikten sonra inisiyatifimizde, donanımlı ve mücadele etme ruhu yüksek olan birçok üyemiz olduğunu farkettim. Bu da benim geleceğe dair umudumu yeşertti. 

– 15 Temmuz 2016 gecesi gerçekleşen darbe girişimi sonrasında yaklaşık dokuz ay tutuklu kaldınız. Tutuklu kaldığınız süre içerisindeki yaşadıklarınızı ve hissettiklerinizi kısaca paylaşabilir misiniz? 

– Cezaevinde, insanın psikolojisini bozmak üzerine kurulu bir sistem vardı. Hukuksuzluk içinde hukuksuzluk yapılmaya çalışılıyordu. Hatta bir gün, rutin bir arama esnasında, ranzamdan inmediğim için iki ay görüş yasağı aldım. Cezaevinde kendi oğlum da dahil birçok çocugun yaşadığı travmalara şahit oldum. Bu hukuk sisteminin yaratmış olduğu travmaları bitirmek adına, cezaevindeyken psikoloji okumaya karar verdim. 

Psikoloji eğitimime devam ederken birinci sınıfın ikinci döneminde yine bir yetkisiz sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandım. 

Cezaevinde anayasal bir hakkım olan eğitim hakkım engellendiğinden dolayı hem lisans hem yüksek lisans eğitimime ara vermek zorunda kaldım. Tahliye olduktan sonra eğitimime devam ettim. Lisans ve yüksek lisans eğitimlerim bittikten sonra doktora çalışmalarına başlamak istiyorum. 

– Yeni bir eğitim alma ve kendinizi geliştirme konusundaki motivasyonunuzun kaynağı nedir? 

–  Kendimi hep üretmek zorunda hissettim. Bugünlerin geçici olduğunu bilerek, zaman kaybetmemek adına insan hakları mücadeleme kaldığım yerden devam etmek istedim. 

– Avrupa Adalet İnisiyatifi’ne neden başkan olmak istediniz? Hedef, amaç ve planlarınız nelerdir? 

– Öncelikle, arkadaşlar sağolsun, çok iyi bir platform oluşturmuşlar. Bu platform içinde, her düşünceden insanın sistemli kötülüğe karşı omuz omuza mücadele edebileceği bir alan oluşturmayı hedefliyorum. 

AAİ’nin mücadelesi her geçen gün daha çok kişiye ulaşmaktadır. Yakın bir zamanda da sistemli kötülüğe karşı bütün muhaliflerin birleşeceğini umut ediyorum. 

Bizim tek bir amacımız var, o da insan hakları. Bu amaç için sahada ve sosyal medyada, demokratik çeşitli eylemlerimiz olacak. Yine bu amaç doğrultusunda paneller, seminerler, gösteriler, konserler, sergiler ve yarışmalar yapmayı planlıyoruz. 

Ayrıca tüm dünyada, insan haklarının evrenselliğiyle birlikte düşünce ve inanç özgürlüğünü de savunuyoruz. Bu konuda hiçbir şekilde insan ayrımı yapmıyoruz. Biz, ezilen ve insan hakları ihlali yaşayan bireylerin her zaman yanında olacağız ve onlara destek olacağız. Bizim en büyük hedefimiz; ezilen, insan hakları ihlali yaşayan ve dışlanan insanların yardım aradıklarında, akıllarına ilk olarak Avrupa Adalet İnisiyatifi’nin gelmesidir. Bir diğer önemli hedef ve ilkemiz ise, Türkiye’deki tüm muhaliflere uygulanan ayrımcılığa son vermektir. 

– Avrupa Adalet İnisiyatifi, hedeflerinizi gerçekleştirecek bir güce sahip mi? 

– İnisiyatifimiz içinde, mücadele etme ruhu yüksek, birçok aktivist arkadaşımız yer alıyor ve hepsi mücadele etmenin yollarını arıyor. Her geçen gün mücadelemizi, daha geniş kesimlere anlatma imkanı buluyoruz. Dünyanın her yerinden, birleştirici gücümüze inanan aktivistler inisiyatifimize katılıyor.

Türkiye ve Avrupa’da, alevi ve kürt topluluklarının ayrı ayrı çok iyi örgütlenmeleri var. Ancak Türkiye’ye baktığımızda, ayrı ayrı mücadele etmenin bizleri başarıya ulaştırmadığını görüyoruz. Faşizme karşı birleşmeyenler, faşizmin zindanlarında birleşirler. Bu nedenle birlikte mücadele etme dışında bir seçeneğimizin olmadığını görüyoruz. 

– Gerçekleştirmek istediğiniz özel bir projeniz var mı? 

– Avrupa Adalet İnisiyatifi’ni, her düşünceden insanın özgürce mücadele edebileceği uluslar üstü bir kuruma dönüştürmeyi amaçlıyorum. 

– Yönetim stilinizi tarif eder misiniz? 

– Yönetim stili olarak; kolektif çalışmayı, bununla birlikte her üyenin her projeye destek olmasını ve bizzat eylemin içinde olmasını önemsiyorum. Kolektif çalışmanın, başarıya ulaştıracağına inanıyorum ve bu insan hakları mücadelesinin, herkesin omzunda yükselmesini istiyorum. 

– Çok verimli bir söyleşi oldu. Son olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

– Avrupa Adalet İnisiyatifi olarak, inanıyorum ki vazgeçmediğimiz sürece kaybetmeyeceğiz!

Related Articles

Yorum

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Devamını Oku