Anasayfa » CUMARTESİ ANNELERİ 860. HAFTADA MEHMET ZAFER DEMİRKIRAN’IN AKIBETİNİ SORDU

CUMARTESİ ANNELERİ 860. HAFTADA MEHMET ZAFER DEMİRKIRAN’IN AKIBETİNİ SORDU

tarafından admin admin
296 görüntüleme

Hasan Erol – 19 Eylül 2021

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon ve Cumartesi Anneleri, sosyal medya üzerinden gerçekleştirdikleri 860. hafta eyleminde, Mehmet Zafer Demirkıran için adalet istedi. 

Cumartesi Anneleri, 860. hafta eyleminde, 12 Eylül 1995 tarihinde Diyarbakır Bağlar’daki evinden gözaltına alınarak kaybedilen Mehmet Zafer Demirkıran için adalet talebinde bulundu. 

18 Eylül Cumartesi saat 12:00’de paylaşılan videoda, ilk önce Mehmet Zafer Demirkıran’ın abisi Sebahattin Demirkıran konuştu. Ardından Cumartesi insanlarından Cihan Kaplan tarafından basın açıklaması yapıldı. 

ASKERE GİTMEK ÜZEREYDİ 

İlgili açıklamada, Mehmet Zafer Demirkıran’ın kaybedilmesiyle ilgili şu ifadelerde bulunuldu: “Beş çocuklu Demirkıran ailesi, Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde yaşıyordu. Askerlik celbi gelen 19 yaşındaki oğulları Mehmet Zafer askere gitme hazırlığındaydı. 

12 Eylül 1995 tarihinde saat 22:00 civarında Demirkıran ailesinin evi, kendilerini polis olarak tanıtan silahlı, sivil giyimli 6-7 kişi tarafından basıldı. Bu kişiler Mehmet Zafer’i, ‘ifadesi alınıp bırakılacak’ diyerek Beyaz Toros araca bindirip götürdüler. 

Hemen karakola giden aile, ‘bizde yok’ cevabını alınca Diyarbakır’daki bütün karakol noktalarına giderek oğullarını sordu. Aldıkları cevap hep aynıydı: ‘Bizde yok!’

26 yıldır Mehmet’i arayan aile bir sonuç alamadı. Başvurdukları ilgili merciler, suçu ve suçluyu açığa çıkartacak, Mehmet’in akıbetini aydınlatacak girişimlerde bulunmadı.” 

“860 HAFTADIR HAYKIRIYORUZ!”

Haftanın basın açıklamasını okuyan Cumartesi insanı Cihan Kaplan ise, 860 haftadır kayıpları için haykırdıklarını ancak Türkiye’de yasama, yürütme ve yargı organlarının yurttaşı değil, her durumda devleti koruduğunu ve anayasal organların, fail ve sorumluları koruma konusunda yaklaşım birliği içinde olduğunu belirterek, bu yüzden kayıpları arama konusundaki girişimlerinin sonuçsuz bırakıldığını söyledi. 

Açıklamasında, Mehmet Zafer Demirkıran dosyasının ayrıntılarına yer veren Kaplan, şu şekilde konuştu: “Beş çocuklu Demirkıran ailesi Diyarbakır/Bağlar’da yaşıyordu. Çalışmak üzere önce İstanbul ardından Mersin’e giden oğulları Mehmet Zafer iki yıldır evden ayrıydı. Mehmet Zafer askerlik celbi gelince çalıştığı Mersin’den 30 Ağustos 1995 tarihinde Diyarbakır’a döndü. 31 Ağustos’ta askerlik dairesine giderek işlemlerini başlattı. Ardından askere sevk belgesini aldı ve ailesinin yanında birliğine gideceği günü beklemeye başladı. 

2 Eylül 1995 tarihinde saat 22:00 civarında Demirkıran ailesinin evi, kendilerini polis olarak tanıtan silahlı 6-7 kişi tarafından basıldı. Plakasız bir Toros ve yalnızca ön tarafında 21 R 789 plakası bulunan beyaz Şahin araçla gelen bu kişiler, Mehmet Zafer’i ‘İfadesi alınıp bırakılacak’ diyerek Beyaz Toros araca bindirip götürdü. Gitmeden önce de Demirkıran ailesinin telefon kablolarını keserek onların haberleşmelerini engelledi. Hemen karakola giden aile ‘Bizde yok’ cevabını alınca Diyarbakır’daki bütün karakol noktalarına giderek oğullarını sordu. Aldıkları cevap hep aynıydı: ‘Bizde yok!’ ” 

Demirkıran ailesinin OHAL Valiliği’ne, DGM Savcılığı’na, Jandarma ve Emniyet’e yaptıkları başvuruların sonuçsuz bırakıldığını söyleyen Kaplan, açıklamasına şu şekilde devam etti: “Aile Mehmet Zafer’in, Saraykapı’daki JİTEM merkezine götürüldüğü duyumunu aldı. Bunun üzerine anne Behiye Demirkıran, sürekli JİTEM merkezinin bulunduğu Jandarma Merkez Komutanlığı’na giderek oğlunu sordu. Annenin ısrarlı soruları üzerine kapıdaki nöbetçi asker, ona oğlunun tarifine uyan birinin oraya getirildiğini söyledi. 

Başvuruları sonuçsuz kalan aile, İnsan Hakları Derneği Diyarbakır şubesine başvurdu. Yasal girişimlerde bulunan İHD, Uluslararası Af Örgütü ile de temasa geçti. Gerekli araştırmaları yapan Uluslararası Af Örgütü, 18 Ekim 1995 tarihinde yayınladığı ‘kayıp’ başlıklı raporla gözaltına alındığı kabul edilmeyen Mehmet Zafer Demirkıran’ın can güvenliğinden endişe ettiklerini uluslararası kamuoyuna duyurdu. 

Ailenin, İnsan Hakları Derneği’nin ve Uluslararası Af Örgütü’nün girişimleri sonuçsuz bırakıldı. 26 yıldır Mehmet’i arayan ailesi inkar ve cezasızlıkla karşılaştı. Baba Demirkıran, oğlunun akıbetine ve adalete ulaşamadan 2001 yılında aramızdan ayrıldı. 86 yaşındaki anne Behiye Demirkıran ise hala oğluna ve adalete ulaşmak için mücadele ediyor.” 

Kaplan, son olarak şunları ifade etti: “860. haftamızda yargı makamlarını bu açıklamamızı bir suç duyurusu sayarak Mehmet Zafer Demirkıran’ın zorla kaybedilmesi ile ilgili suçu ve suçluyu açığa çıkartacak, Mehmet’in akıbetini aydınlatacak girişimlerde bulunmaya çağırıyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin; Mehmet Zafer Demirkıran için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, 161 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz!”

Related Articles

Yorum

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Devamını Oku