Hasan EROL – 15 Ağustos 2021

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon ve Cumartesi Anneleri, sosyal medya üzerinden gerçekleştirdikleri 855. hafta eyleminde, Mehmet Ertak için adalet istedi. 

Cumartesi Anneleri, 855. hafta eyleminde, 18 Ağustos 1992 tarihinde Şırnak’ta çalıştığı kömür ocağından evine dönerken gözaltına alınıp kaybedilen Mehmet Ertak için adalet talebinde bulundu. 

GÖZALTINA ALINDIĞI İNKAR EDİLDİ 

Cumartesi saat 12:00’de paylaşılan videoda, ilk sözü Mehmet Ertak’ın eşi Emine Ertak aldı. Daha sonra Mehmet Ertak’ın babasız büyüyen dört çocuğu adına Servet Ertak konuştu. Son olarak Cumartesi insanlarından Kıvanç Sert tarafından basın açıklaması yapıldı. 

Yapılan açıklamada, Mehmet Ertak’ın gözaltında kaybedilmesiyle ilgili şu ifadelerde bulunuldu: “32 yaşındaki maden işçisi Mehmet Ertak, Şırnak’a bağlı Rezuk mezrasında yaşıyordu. 18 Ağustos 1992 tarihinde Şırnak’taki kömür ocağından birlikte çalıştığı üç akrabası ile eve dönmek üzere yola çıktı. Polis kontrol noktasında, bulundukları araç durduruldu. Resmi giyimli polisler Mehmet Ertak’ı gözaltına alarak Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne götürdü. 

Mehmet Ertak’ı, gözaltına alınırken ve emniyette işkence ile sorgulanırken gören dokuz kişi, Ertak için tanıklık etti. Ancak Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığı inkar edildi. Ailenin yaptığı tüm başvurular sonuçsuz bırakıldı. 

İç hukuktan sonuç alamayan aile, davayı AİHM’e taşıdı. AİHM, Mehmet Ertak’ın gözaltında ölümünden ve bedeninin kaybedilmesinden hükümetin sorumlu olduğu sonucuna vararak Türkiye’yi oy birliği ile mahkum etti. (Başvuru No: 20764/92)” 

EŞİMİN BİR MEZARI OLSUN

Mehmet Ertak’ı 29 yıldır aradıklarını ifade eden eden Ertak’ın eşi Emine Ertak, “Hiç değilse kemiklerini istiyoruz. Hiç değilse devlet, ona dair bize bir şey gösterse. Çocuklarım, ‘Artık bir mezarımız olsun, işte babamız buradadır’ demek istiyor. 

29 yıldır kendisini arıyoruz. Mehmet’i aramaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Talebimiz, adalet yerini bulsun, eşimin bir mezarı olsun.” dedi. 

ÖLDÜRÜLÜP GÖMÜLDÜ

Babasının gözaltına alındığının, gözaltı tutanağı ile sabit olduğunu ve ancak buna rağmen babasının gözaltına alındığının tüm resmi kurumlarca inkar edildiğini ifade eden Ertak’ın oğlu Servet Ertak, “1997 yılında JİTEM elemanı Murat İpek, babamı Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş ve Terörle Mücadele Şube Müdürü Mehmet Kaplan’ın emriyle öldürüp gömdüklerini itiraf etmiştir. Tüm yaşanılanların, dönemin OHAL valisi Ünal Erkan’ın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini söylemiştir. 

Siz babamla birlikte annemin umutlarını kaybettiniz! Siz, biz çocukların geleceğini kaybettiniz! Adalet ve hakikat arayışımız, asla son bulmayacaktır. Bizlerle bir sonuca ulaşmasa bile, bizden sonra gelecek olan ardıllarımızla devam edecektir.” dedi. 

AİHM KARARLARI UYGULANSIN 

855. hafta basın açıklamasını Cumartesi insanlarından Kıvanç Sert okudu. Sert, “Türkiye’de, devletin güvenlik güçlerinin vatandaşa yönelik işkence, öldürme, gözaltında kaybetme gibi uygulamaları söz konusu olduğunda idari ve yargı mekanizmaları çalışmıyor. Olayın kanıtlarını saptamak, sanıkları ortaya çıkarmak ve cezalandırmakla görevli organlar, suçluların cezasız kalmaları yönünde net bir tavır sergiliyor. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar gündeme geldiğinde adeta devletin soruşturma ve yargılama faaliyeti duruyor. Bunun sonucu olarak, yüzlerce insan gözaltında kaybedilmesine rağmen, başvurular soruşturma ve yargılama konusu yapılmadan kapatılıyor. Şeklen soruşturma yapılan ve dava açılanların neredeyse tamamı zamanaşımı ve beraat kararları verilerek cezasız bırakılıyor. AİHM de çok sayıda gözaltında kaybetme kararında, bu durumu tespit ederek; Cumhuriyet Savcılarının, güvenlik kuvvetlerinin yasadışı olaylara karıştığına yönelik şikayetleri takip etmediğini, hareketsiz kaldığını belirtiyor.” şeklinde konuştu. 

Mehmet Ertak’ın ailesini AİHM’de savunmaya hazırlanan Avukat Tahir Elçi’nin bürosunun, polis tarafından basıldığını, dava dosyalarına el konulduğunu ve Tahir Elçi’nin gözaltına alınarak kötü muamele ve işkenceye maruz bırakıldığını belirten Sert, “Tüm tehdit ve baskılara rağmen dava, AİHM’e taşındı. AİHM, mevcut delillerin, Mehmet Ertak’ın gözaltına alınıp işkence sonucu ölmüş olduğuna, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar yeterli olduğu sonucuna vardı. Mehmet Ertak’ın ölümünden hükümetin sorumlu olduğu ve buna devlet görevlilerinin neden olduğu kararını vererek Türkiye’yi yaşam hakkını ihlalden oy birliği ile mahkûm etti. 

Mehmet Ertak’ın gözaltında kaybedilişinin 29. yılında bir kez daha adli ve siyasi makamları göreve çağırıyoruz: Mehmet Ertak dosyasında inkara ve cezasızlığa son verin. AİHM kararları devlet açısından bağlayıcıdır. Mehmet Ertak’ın gözaltında işkence ile öldürülmesi ve bedeninin kaybedilmesi ile ilgili etkin bir soruşturma ve kovuşturma yürütülmesini sağlama görevinizi yerine getirin. Kaç yıl geçerse geçsin Mehmet Ertak için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz! 156 haftadır hukuksuz bir biçimde bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”

What's your reaction?
0Cool0Upset0Love0Lol

Add Comment

to top